Pazar, Ağustos 26, 2007

Bir Dahaki Sefere


Tüm çocukların aşı olmak için can atıp sıraya girdikleri, parmak kaldırmaya gerek olmayan, hatalar ve yanlış cevaplar karşısında ağızlara tokat atılmayan bir yerdi. Ama yine de kötü çocuklardık biz. Kaka çocuklar. Kaka kıvamında. Kötü çocukların annelerini ağlattıkları bir yerdi burası.

Uyur gibi yapan çocukların uyanır gibi yapamayacakları bir yerdi burası. Evden çıkanlara el sallanmayan, ağlayarak uyanılan bir yerdi.

Kötü çocuklar olarak oyun oynamayı çok severdik. Arta kalan metaller, ağzı bozuk kediler, tüyleri dökük köpekler ve akciğerli balıklar ile oynardık. Günün her saati oyun için elverişliydi. Oyun oynamamak için bahane üretmezdik. Yalan hiç söylemezdik.

Oyunlarımızın en zevkli yerinde gökyüzü yırtılırdı. Meraklı meraklı ama kesinlikle acele etmeden kafamızı yırtığa çevirirdik. Her defasında o belli belirsiz el uzanıp aramızdan birisini kapardı. Geri kalanlar olarak ağzımız açık, şaşakalık, boyunlarımız kıvrılmış bir halde bakardık saatlerce. Bir dahaki sefere belki derdik. Kim bilir? Bir dahaki sefere...

Pazar, Ağustos 19, 2007

Mezbaha


Sonu en baştan belli olan bir oyunu oynadım
Ne kadar ileri gidebileceğim
Ne kadar geriden geleceğim
Bir bir anlatılmıştı oysa ki
Bana sadece
Aptal mimikler
Sahte renkler eşliğinde
Oyunumu sergilemek kalmıştı

Zaten püre olmuş yüreğim...
Daha ne kadar incitebilirdim ki
Zaten büzülmüş gözlerim...
Daha ne kadar yağdırabilirdim ki

Kaç kere o mezbahaya davet edildim
Replikleri silinmiş nazik çocukların
Kurallara uygun olarak doğrandığı...

Kararı en baştan verilmiş bir ayrılığı yaşadım
Ne kadar romantik olabileceğim
Ne kadar alttan alabileceğim
Bir bir kurgulanmıştı oysa ki
Bana sadece
Ucuz replikler
Sahte bakışlar eşliğinde
Oyunumu sergilemek kalmıştı

Zaten boynumdan düşmüş başım...
Daha ne kadar döndürebilirdim ki
Zaten apaçık kalmış göğsüm...
Daha ne kadar yarabilirdim ki

Kaç kere o mezbahaya davet edildim
Yalan dolana bulanmış duyguların
Kurallara uygun olarak sonlandırıldığı...

Pazar, Ağustos 12, 2007

"Çalışan Sınıfın Bir Kahramanı"


"Doğar doğmaz sizi önemsiz yaparlar
Zamanın tümü yerine hiç birini vererek...
Acınız büyüyüp kendinizi hiçbirşey olarak hissedene dek
Çalışan sınıfın bir kahramanı olmak... Olunası bir şey
Çalışan sınıfın bir kahramanı olmak... Olunası bir şey

Sizi evde incitirler, okulda size vururlar
Akıllıysanız sizden nefret ederler, aptalı küçümserler
Kahrolası bir deli olup onların kurallarını takip edemeyene dek
Çalışan sınıfın bir kahramanı olmak... Olunası bir şey
Çalışan sınıfın bir kahramanı olmak... Olunası bir şey

Yirmi tuhaf senedir size eziyet edip sizi yaraladıklarında
Bir kariyer seçmenizi umarlar
Gerçekten işe yaramadığında korkularla dolup taşarsınız
Çalışan sınıfın bir kahramanı olmak... Olunası bir şey
Çalışan sınıfın bir kahramanı olmak... Olunası bir şey

Sizi din ve seks ve televizyon ile uyuturlar
Çok akıllı olduğunuzu, sınıfsız ve özgür olduğunuzu zannedersiniz
Ama gördüğüm kadarıyla hala kahrolası hödüklersiniz
Çalışan sınıfın bir kahramanı olmak... Olunası bir şey
Çalışan sınıfın bir kahramanı olmak... Olunası bir şey

Hala üstte bir odanın var olduğundan bahsediyorlar
Ama öncelikle öldürürken gülümsemeyi öğrenmelisiniz
Eğer tepedeki ahali gibi olmak istiyorsanız
Çalışan sınıfın bir kahramanı olmak... Olunası bir şey
Çalışan sınıfın bir kahramanı olmak... Olunası bir şey
Çalışan sınıfın bir kahramanı olmak... Olunası bir şey

Eğer bir kahraman olmak istiyorsanız
İyi ya... Sadece beni takip edin
İyi ya... Sadece beni takip edin" *

* John Lennon, "Working Class Hero"

Pazar, Ağustos 05, 2007

Dünya: Huzursuz Bir Yuva


"Sana ne dediğimi anlıyor musun?
Yoksa bedenimi yine yırtmam mı gerekecek?"

Dün gece de (her gece olduğu gibi)
Ay'ın dolunay olduğunu hayal ettim
Suları siyah olan
Havasında bronşlarıma yarar en ufak bir zerre bile bulunmayan
Bir mekan
Bir dünya
Bir yuva
Hayal ettim

Sahilde yürüyordum
Ayaklarımı yerden çok zor kaldırıyordum yine
Yapış yapış
Zift
Kan
Bulamaç

Bir kafatası gördüm yine
Belli ki bir beşere ait
Benim gibi
Göçenlerden

Hayal ederek yine
Kulağıma dayadım büyük boşluğundan
İster inan ister inanma
Ben yine dalga sesleri duyuyordum
Kulağım giderek ısınıyordu
Nedeni belli
Kemiğin törpülenmemiş kenarları
Derime işliyordu
Hayati sıvım
Kan
Akıyordu yavaş yavaş
Boynumdan aşağı
Soğuk bedenimden aşağı
Isınan bir hat

Yaşıyor muydum hala?
Yaşıyor muyum hala...

Bir mekan
Bir dünya
Bir yuva
Hayal ettim yine

Dünya: Huzursuz bir yuva

Ben...
Göçmeyi beceremeyen
Bir kukla

"Neler yaptığımızı hala hatırlıyor musun?
Bir zamanlar bize çocuk derlerdi
..."