Pazar, Şubat 27, 2011

Bugün raflarda yalnızlık vardı yine

"TELL ME, ARE YOU HAPPY?"

Bugün raflarda yalnızlık vardı yine
Yine ucuz, hep ucuz
En kolay alınan
Bedelsiz hatta
Ankara'da yalnızlık vardı yine bugün
Benim yalnızlığım
Tanıdık, eski, bildik yalnızlık
Caddelerde
Binalarda
Tutuşan ellerde
Sigara tutan ellerde
Dua eden ellerde
Yalnızlık vardı hep
Bebeğini emziren annede
Baba tokadını yanağında hisseden çocukta
Sokak çocuklarında
Hep yalnızlık vardı
Ankara seni, beni, onu avutmaya çalışıyordu yine
Pür telaş içinde
O da yalnızdı oysa
Gizlenen tüm yalnızlıklar ortaya çıkmıştı bugün yine
Yağmur akıtmıştı bütün derme çatma boyaları
Seslenen her ağızda
Boyası akmış her gözde
Kedisinden yoksun her ağaçta
Yalnızlık vardı
En dumanlı
En puslu
En düşman haliyle
Yalnızlık kaplamıştı yine
Bugün laflarda yalnızlık vardı yine

Posted via email from morg

Çarşamba, Şubat 16, 2011

Adem de olmamıştı ki...

who said punk was a creation

Uzaylı arkadaşımız eksik parmaklarını hayvanlara doğrulttu. Kıpırdamayan ağzından değil, karnından bir yerden geliyordu ses. Biz anlamıyorduk dediklerini önce. Sonraları anlar oluyorduk. Korku, telaş kalmamıştı bizde artık. Dayanacak hal de. Kızlar oğlan olmuştu, oğlanlar kız. Kimimiz ağlıyor, kimimiz gülüyorduk.

Son sorusu hayvanlara geldi uzaylı arkadaşımızın:

"Siz aşık oluyor musunuz?" (Soru yankılandı boşlukta, içimizde... Ne biçim bir soruydu öyle?)

Bütün hayvanlar sustular. Daha sonra senkronize bir ekip gibi kafalarını bir sola bir sağa çevirdiler. Koro halinde "H.A.Y.I.R." dediler.

"Bizim isimlerimizi Adem vermişti. Biz aşık olmayız. Adem de olmamıştı ki."

Soruyu neden sorduğunu unutmuş gibiydi uzaylı arkadaşımız. Hayvanları sevdi. Hayvanları daha mantıklı buldu. 

Biz küçümsenmiş, ezilmiş, üzülmüş ve utanmış tavırlarımızla birbirimize baktık. Etrafta utancımızı saklayacak ne bir incir yaprağı vardı, ne de bir örtü. Uzaylı arkadaşımız ve hayvanlar için bunların hiçbirine gerek de yoktu aslında. Hepimiz lal kesilmiştik.

Bizimkiler kocaman bir uzay gemisine bindiler.

Biz bakakaldık.

Onlar dağın üstüne konuçlanmış uzay gemisinden bize güldüler. Uzay gemisi hareket ederken de el sallayıp dil çıkarttılar.

Hayvanlar dile geldi:

"Siz aşık oldunuz. Hem de her şeye. Tekrar etmeyi sevdiniz siz."

  
Download now or listen on posterous
17_Baboon_Rape_Party.mp3 (3843 KB)

Posted via email from morg

Çarşamba, Şubat 09, 2011

nasıl da bitiyor en sessiz kalmak istemediğim zamanlarda şarkılar

Reflections on a Frozen Lake

nasıl da bitiyor en sessiz kalmak istemediğim zamanlarda şarkılar
nasıl yansıtıyor en hafif izlerimi bile aynalar
ve ben nasıl yavaş yavaş bir kalıntı haline geliyorum?

nasıl da doğuyor en karanlıkta kalmak istediğim zamanlarda gün
nasıl hatırlanmak istiyor en unutulası anda bile dün
ve ben nasıl basit bir iki alıntı haline geliyorum?

geniş çaplı dönme dolaplar dönüyor ardımdan belki de
belki de tüm düşündüklerim benim kendi dolaplarım
kilitlerini kırdığım, kapakları yitik dolaplarım
altı üstü saçma sapan bir iki cümleden ibaret dünyam

nasıl da siniyor en issiz kış gecelerinde korku üzerime
nasıl kurtulmak istiyor kanım damarlarımdan
ve ben nasıl silinmez görünmez bir hayalet haline geliyorum?

nasıl da vuruyor en ilerlemek istediğim dakikalarda yüzüme rüzgar
nasıl koparmak istiyor en dingin sularımı dalgalar
ve ben nasıl yırtık okunmaz bir miras haline geliyorum? 

kırık dökük çocuklar dönüyor etrafımda oyun oynar gibi belki de
belki de tüm inandıklarım benim kendi oyunlarım
kurallarını bozduğum, bitişleri eksik oyunlarım
altı üstü saçma sapan bir iki renkten ibaret hayallerim

Posted via email from morg