Pazar, Eylül 24, 2006

"Asıl içimde içinde yüzdüğüm bir deniz var"

"Benim belki de gizli bir bildiğim var
Elbette ağlarım:
Benim can kırıklarım var
Senin gördüğün yanağımdan süzülenler
Asıl içimde içinde yüzdüğüm bir deniz var" *

22 Eylül 2006 ODTÜ Stadyumu
Bulutlar ha ağladı ha ağlayacak
Hava kış mevsimine hazırlık içinde
Gözlerim kırmızı saçlı kadına kilitlenmiş
Kulaklarım sesi ile dalgalanıyor...

* Şebnem Ferah, Can Kırıkları

Perşembe, Eylül 21, 2006

"Bir Dünya ki Haklı Haksız Karışmış"



'Yaz dostum:
"Güzel sevmeyene adam denir mi?"

Yaz dostum:
"Selam almayana yiğit denir mi?"

Yaz dostum:
"Altı üstü beş metrelik bez için..."

Yaz dostum:
"Boşa geçmiş ömre yaşam denir mi?"

Yaz tahtaya bir daha, tut defteri kitabı
Sarı çizmeli Mehmet ağa bir gün öder hesabı

Yaz dostum:
"Yoksul görsen besle kaymak bal ile"

Yaz dostum:
"Garipleri giydir ipek şal ile"

Yaz dostum:
"Öksüz görsen sar kanadın kolunu"

Yaz dostum:
"Kimse göçmez bu dünyadan mal ile"

Yaz tahtaya bir daha, tut defteri kitabı
Sarı çizmeli Mehmet ağa bir gün öder hesabı

Yaz dostum:
"Barış söyler, kendi bir ders alır mı?"

Yaz dostum:
"Su üstüne yazı yazsan kalır mı?"

Yaz dostum:
"Bir dünya ki haklı haksız karışmış"

Yaz dostum:
"Boşa koysan dolmaz, dolusu alır mı?"

Yaz tahtaya bir daha, tut defteri kitabı
Sarı çizmeli Mehmet ağa bir gün öder hesabı' *

* Barış Manço, 'Sarı Çizmeli Mehmet Ağa'



Çarşamba, Eylül 20, 2006

Yağmur Yağdığında


Yağmur yağdığında evsizlerin yüreği yanar,
Öksüzler ağlar,
Ben hissetmeye başlarım

Yağmur yağdığında gece ve gündüz leşir,
Toprak kişiliğini ele verir,
Ben emeklemeye başlarım

Yağmur yağdığında kibritçi kızlar ölür,
Ördekler kuğu olur,
Ben mutlu olurum


Yağmur yağdığında anılar tekdüzeleşir,
Cümleler keskinleşir,
Ben sessiz olmaya başlarım

Yağmur yağdığında notalar hür olur,
Ekmek ıslanır,
Ben meydan okumaya başlarım

Yağmur yağdığında oğullar doğar,
Yürekler acı dolar,
Ben mutlu olurum

Cuma, Eylül 15, 2006

"Ne de olsa kışın sonu bahardır"


"Ne ağlarsın benim zülfü siyahım
Bu da gelir bu da geçer ağlama
Göklere erişti feryad-ı ahım
Bu da gelir bu da geçer ağlama

Bir gülün çevresi dikendir, hardır
Bülbül gül elinden ah ile zardır
Ne de olsa kışın sonu bahardır
Bu da gelir bu da geçer ağlama

Daimiyem her can ermez bu sırra
Eyüp sabır ile gitti Mısır'a
Koyun oldum ağladım ardı sıra
Bu da gelir bu da geçer ağlama" *

* Aşık Daimi - "Ne Ağlarsın"

Perşembe, Eylül 14, 2006

"Çoğu insanın kaderidir zaten bu..."

Ne kadar geç hissederse insan vakti; ne kadar genç hissederse kendini ve ne kadar gerçek hissederse ona bahşedilen bedenin aslında provasız giyim kalıplarından farksız olduğunu idrak edebilecek seviyeye gelmiş demektir. Ellerinden tutanlar yok olmuş yahut bıkmış yahut yerle yeksan bir tavır edinmiştir. Alışılan sabah, alışılan akşam ve geçmek bilmeyen geceler artık farklı bir boyut almıştır.


"Çoğu insanın kaderidir zaten bu... Çok fazla sayıda düşmana, eser miktarda dosta sahip olmak..." *

* Kensal Green (Londra) mezarlığındaki bir mezar taşından alıntı bir cümle

Cumartesi, Eylül 09, 2006

Dünya Artık Uygun Olmayan Bir Yuva Haline Geldi

DÜNYA ARTIK UYGUN OLMAYAN BİR YUVA HALİNE GELDİ

YENİ BİR VEBAsub-domain:plague,
YENİ BİR ÇIĞLIK,
YENİ BİR AŞK,
YENİ BİR BAŞLANGIÇ VAR KAFAMDA
to appear as a courtesy of www.nmanma.com

ŞU ANA KADAR
DIŞARI ATMAK İSTEYİP
KUSAMADIKLARIM,
BENİ GÖRMEDEN
SEVENLER,
BU HABİS DÜNYADAN
ERKEN
GÖÇENLER

HEPSİ İÇİN...
HER ŞEY BİTTİĞİNDE YENİDEN EN BAŞTAN BAŞLAYACAĞIZ

BENİM YÜREKLERİM VAR, YA SİZİN?
KENDİNİZİ BİR NEBZE DE OLSUN SORUMLU HİSSEDİYOR MUSUNUZ?

Cuma, Eylül 08, 2006

"Çirkin Ördek Yavrusu"

"Anne ördek sabırla yumurtalarının kırılmasını bekliyordu. Vakit tamamlanınca ördek yavruları yumurtalarından çıkmaya başladılar. Fakat en son ve en büyük yumurta bir türlü kırılmıyordu. Sonunda yumurtanın beyaz kabuğu çatladı. Diğerlerinden daha gri ve farklı olan ördek yavrusunun küçük kafası göründü. Anne ördek yeni doğan yavruya bakarak ; "Umarım değişir.." dedi şefkatle. Zaman ilerliyordu ama ördek yavrusunun rengi hala griydi. Kümesin bütün hayvanları onunla alay ediyorlar, ona "çirkin ördek yavrusu" diye sesleniyorlardı.

Zavallı yavru o kadar mutsuzdu ki sonunda uzaklara gitmeye karar verdi. Gün boyunca yürüdü gece olunca ise çok yorulmuştu. Mola verdi. Bir yanda açlık, bir yanda korku...Ama yapabileceği hiç bir şey olmadığından derin bir uykuya dalmakta gecikmedi.

Ertesi sabah su sesleriyle gözlerini açtı. Geceyi yaban ördeklerinin çılgınca eğlendiği küçük bir göl kıyısında geçirdiğini anladı. Bu gürültücü arkadaşlarına kendini tanıtmaya hazırlanıyordu. Birden bir tüfek sesi ile irkildi. hiç zaman kaybetmeden oradan uzaklaştı. Çok geçmemişti ki küçük ördek kendini bir çiftlikte buldu. Çiftliğin sahibi yaşlı kadın onu doyurdu. Ateşin yanında uyumasına izin verdi. Fakat yavru ördek bir göl bulabilme umuduyla oradan da uzaklaştı.

Günlerce bir göl bulabilmek için rasgele yoluna devam etti. Sonunda bir göl kıyısına ulaştı. Bu arada yalnız başına yaşamayı öğreniyordu. Bu göl kıyısında yavru ördek gün geçtikçe büyüyordu. Kendisi farkında olmadan görüntüsü değişiyordu. Geçen kuğuları gördükçe onların asil duruşları ve güzel görünüşlerinden dolayı iç çekiyordu.

İlkbaharda bir kuğu sürüsü gölün kıyısına yuva yapmaya geldi. Çirkin ördek yavrusuyla tanışmak için yaklaştılar. Fakat kendisini bu zarif kuşlarla arkadaşlık etmek için çok çirkin ve kaba buluyordu.Birden bire suda aksini gördü. O da ne!...

Kendisini güzel bir kuğuya dönüşmüş olduğunu fark etti. Kuğu sürüsüne katıldı ve ömür boyu mutlu oldu." *


Eeee... Hadi bakalım çocuklar
Herkes alsın kağıdı kalemi
Kağıda döksün
Döksün
Rutin olan konu malum
Neler de yaptınız öyle?
Anlatın hele...

Ne komik, ne kadar komik,
Hatta komik ötesi
Harbiden farklıyım hani
Öyle azıcık da değil
Bariz... Bariz...

HER ŞEY BİTTİĞİNDE YENİDEN
EN BAŞTAN BAŞLAYACAĞIZ

* Çirkin Ördek Yavrusu, Hans Christian Andersen
http://www.satiraraligi.com/cirkinordek.htm

Perşembe, Eylül 07, 2006

Üzgün Değilim


"İstediğiniz bu muydu?
Karşılık olarak alacağınız işte bu.
Tüm yaşamlarınızı bu boka döndürdünüz
Beni hiç kabul etmediniz ya da bana adil davanmadınız
İnandıklarım ve kuşandıklarım için beni suçlayın daha
Kendinizi batırdınız ve malum koyunlarınızı yetiştirdiniz
Ancak kurumuş ve çürük ekinleri biçersiniz...

Bana kendim olabilmem için bir şans tanımadınız
Yahut salt olabilmek için kahrolası bir şans
Ama size göstermem lazım:
Rol yaptığınızı,
Ve sizi basit bir delik ile yok edeceğimi...

Benden nefret eden dünya alacağını aldı artık
Lakin şimdi ben tamamen kontrolü ele aldım

Bunu yapmamı gerçekten çok istemiştiniz
Öyleyse şimdi sizden sadece kralı öldürmenizi istiyorum

Ve üzgün değilim, hiç de üzgün değilim
Tüm bu olanlar hak ettiğiniz yegane şey"

Marilyn Manson'un King Kill 33 adlı şarkı sözünü kendimce çevirdim
Afiyet olsun

Salı, Eylül 05, 2006

Nasıl Buraya Geldim?



















Beyaz bir tavşan görsem
Düşsem peşine
Elime bir1 iki2 sayı verseler
Dünyayı hiçe saysam
Kurulu bir saat bu belli
Yazılı kurallar topluluğu

Nasıl buraya geldim?

Basit birkaç yöntemi var
Özenerek uygulamak lazım
Uzun sürecek belli
Yavaş... Yavaş...

Nasıl buraya geldim?
Yuvama nasıl dönebilirim?

Anahtar deliğinden görebilsem
Gözüm feda olabilir hatta
Elime bir iki renk verseler
Dünyayı berduş yapsam
Sonu bozuk bir masal bu belli
Dölü bozuklar topluluğu

Nasıl buraya geldim?
Yuvama nasıl dönebilirim?
Nasıl ürkütücü bir hayvan bu?

Ruhumu doyuran bir kavramı var
Gererek uygulamak lazım
Uzun sürecek belli
Yavaş... Yavaş...

Nasıl buraya geldim?
Yuvama nasıl dönebilirim?
Nasıl ürkütücü bir hayvan bu?
Olmak istediğim yerde miyim?