Pazar, Mayıs 22, 2011

dağılan şiir

Moisture Forms Tears

neden yekpare ki duvardaki aynam?
bir taş at, dağılsın

ne de olsa
her şey öyle ya da böyle dağılır 

her düşünce dağılır

her renk suya düşer, dağılır

her birliktelik dağılır

kurşun girer, beyin dağılır

ben toplarım sen dağıtırsın

hücreler gibi
dağılırız

ebru suyuna düşen damla gibi
dağılırız

yere düşen cıva gibi
dağılırız 

neden üzerimde yoğunlaşmış suzi bulutlar?
azıcık üfle, dağılsın

neden sayıca artmış beynimdeki tilkiler?
bir bağır, bir çağır, dağılsınlar

ama yapmazsın 

sen benim için bir tek sen iken
ben senin için herhangi biri

10_Straumnes.mp3 Listen on Posterous

haliyle ben dağılırım
sessiz, soluksuz, iki ya da bin parça

önce ya da sonra
dağılırım 

 

Posted via email from morg

Cuma, Mayıs 06, 2011

"Bağlanmayacaksın" (Can Yücel)

Nobody Is Here

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
“O olmazsa yaşayamam” demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. 
O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini,
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mes
ela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen eğer,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları…
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
“O benim” diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan bir şeylerin…
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, ya da pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, 
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. 
İlişik yaşayacaksın. 
Ucundan tutarak…

Can Yücel
01_Ashes_in_the_Snow.mp3 Listen on Posterous

Posted via email from morg

Pazar, Mayıs 01, 2011

Her şey ve sen

P108

Küçük fotoğraflar serpiştirmiştin
Odanın dört bir yanına
Hep yanında olsunlar diye
Belli ki
Geçmişte neler olup bitmiş
Neleri sığdırmışsın sen
Şimdi yoksun
Anladım
Anladım
Gülmelerinin sınırlı oluşunun nedenini
Rüzgara karşı eşarbının bağlarını
Hep sıkı tutuşunun nedenini
Boğazında düğümlenenlerin
Çıkmasını engelleyişini
Özledim
Her sabah kapı aralığından
"Güle güle" dediğimde
Bana
El sallayışını
Hep iyi dileklerini
İnanamadım ya
Ondandır diyorum
Uyuyordur diyorum yine
Odandaki duvar saati çalışıyor çünkü hala
Tek avuntum bu
O gün "ben geldim" dediğimde
Gözlerinden geriye akan yaşlara
Çoğu şeyi anlatamayışına
Elini kaldırmak isteyişine
Ve akıp giden yıllarına
İnanamıyorum hala
Soğumana şahit oluşuma
Çukurda bekleyip
İlmekleri tutan ellerim
Aynı ellerimdi oysa
Bayram sabahları
Ellerini öperken
Ellerini tutan ellerim
Yanına uzanıp
"Anneye yardım" okurken
Seni tutan ellerim
Her bir kırıntı
Her bir iz
Her bir fotoğraf
Sanki gösterime girmemiş
Berrak bir film gibi şimdi
Her şey
Telefonun
Yatağın
Çarşafın
Odan
Ben
Sinop
Her şey ve sen
İnanamayacağım kadar
Yarım ve eksik şimdi

Posted via email from morg