Perşembe, Nisan 05, 2007

Tünelin Sonu (ya da Kendimiz Ettik Kendimiz Bulduk Tadında Bir Süreç Değerlendirmesi Hem Dahili Hem Harici)

Tünelin en başında bağırmayı unuttuk
Uyarıları, başımıza gelebilecekleri...
Aslında tümünün farkındaydık, tümünün bilincindeydik
Şimdi tünelin en sonundayız
Artık soru sormaya gerek bile yok
Ötede ışık mı var karanlık mı...
Bunu pekala hepimiz biliyoruz
Şimdi tünelin en sonundayız
O hecelemeyi unuttuğumuz şeyler var ya
Şu an onların yankılarını duymaktayız
Ne acı...
Kötü şeyler oluyor, olacak hatta
Beter ve şer kavramlarını hiç tatmamışız meğer
Dur diyenler oldu, biliyoruz, saklamaya gerek yok
Ama nasıl bir lokmada yedik onları
Hasır altı ettik
Sümen altı ettik
Ama insanız ya... Unutmak imkansız
En ufak bir ipucu, bir pişmanlık...
Ve perde... Film başlıyor
Film bitiyor
Bunu pekala hepimiz biliyoruz
Ve yedik, ve içtik ve eğlendik
Ve coştuk, ve coşturduk ve tükettik
Ürettik ve tükettik
Ürettik ama yetmedi
Kendimizi kandırdık...
Bizler insanız ya, kişilik fazlaca mevcut bedenlerde
Bunu pekala hepimiz biliyoruz
Hepimizin elinde şimdi kara tebeşirler
Zaten kararmış tahtalara yazmaya çalışıyoruz
Pişmanız desek bile yalan
Ne acı...
Ağladıklarımız ve ağlattıklarımızın yanındayız
Olmadı
Kötü şeyler olacak, olacak, olacak
Beter ve şer kavramlarını farklı farklı tadacağız
Çelişkilerden örülmüş bir zırha güvendik
Ne kadar koruyacaktı ya?
Bunu pekala hepimiz biliyoruz
Tünelin sonundayız
Gururun, mutluluğun, başarının ya da paranın
Direnişin, tepkinin, sevginin ya da güzelliğin
Ne önemi var?
Ne acı...
Uğruna lanet okuduğumuz
Nefret ettiğimiz Pazartesi, Salı, Çarşamba
Perşembe, Cuma, Cumartesi ya da Pazar
Hepsi gülüyor azar azar
Elde artık ne yedi var ne de dokuz canlıyız
Pişmanız desek bile yalan
Rüzgarı bozduk, yağmuru bozduk, maviyi bozduk
Sütü ekşittik ve kanı kirlettik
Detaylarda yuvarlanmışız meğer
Liderlik arayışı, madde ve savaş içinde oynamışız
Bir nefesin aldığı vakitte
Bir yumurtanın dışarıya çıktığı vakitte
Bir hücrenin bölündüğü vakitte
Bir merminin ete değdiği vakitte
Meğer biz neler yapıyormuşuz
Bir düşünün
Gizli kapılar ardında ya da alenen
Yataklar üstünde, birbirimizin üstünde
Tanklar üstünde, ağzımızın içinde
Kağıtlar üstünde, kablolar içinde
Alttan bakıldığında tıkanan gırtlağımız görünmemiş
Üstten bakıldığında gömülen bileklerimizi görememişiz
Bunu pekala hepimiz biliyorduk
Tuh bize, vay bize, vaylar bize vesaire vesaire...
Yazıklar olsun bize
O iki heceye layık olamamışız
Terazi hep dengesizmiş meğer
Bunu pekala hepimiz biliyoruz
Tünelin sonuna geldik
Mutlu son hiç olmadı, yine olmayacak
Bunu pekala hepimiz biliyoruz

"Sizi temizlemek zor mu olacak?
YANILIYORSUNUZ"

Hiç yorum yok: