Çarşamba, Ekim 25, 2006

Demedi Demeyin. Uyarmadı Demeyin.


Her bedene ait bir peri gizlidir. Yakınlarda gezinmese de varlıklarını her an, her gece gırtlağınızda hissettirirler. Peri diyerek ortamı yumuşatıyorum aslında. Laf aramızda o bet suratlarını gördüğünüzde, o habis harelerinin içine girdiğinizde betiniz ve benziniz bir albinonun güneşten kaçtığı gibi kaçıverir.

Onları bir an bile unutmak yapılacak en büyük hatadır. Adem elması hizanızda devamlı çok keskin bir satırın gezindiğini unutmayacak şekilde bir tedbirle yaklaşmalısınız onlara. Demedi demeyin. Uyarmadı demeyin. Malum önümüz kış, doğanın renklerini unutmaya başladığı bir mevsim. Doğa olandan bitenden habersiz mışıl mışıl uyurken, ölü taklidi yaparken, vakit onların olacak.

Geceleri yalnız iseniz bilin ki gelecektir. Yükselen buharlar içinde kirlenen bedeninizi temizlerken de yalnızsınız mesela. Bilin ki gelecektir. Olabildiğince hızlı bir şekilde yaşlanan bir doku düşünün, gece kalkıp bir yudum su ile sahibi tarafından ıslatılmayı bekleyen. İşte o anda gelecektir.

Siz en iyisi sabahı dört gözle bekleyin. Demedi demeyin. Uyarmadı demeyin. Koridorlardan uyku mabedinize geçerken adımlarınızı yavaş atın. Başınız önünüzde olsun. Demedi demeyin. Uyarmadı demeyin. Bir an bile olsun ardınıza bakmadan uyuyun.

Hadi çocuklar, uyku vakti geldi.

[Işıklar söner]

İyi uykular. Gelecekler...

Hiç yorum yok: